Cumartesi, Şubat 07, 2015

Mevlana


DOST değilse, hiç bekletme YOL ver gitsin..!!!!

Salı, Şubat 03, 2015

NE SEYAHATİ, NE ZAMANDI ??


Hava taşımacılığının ilk yıllarında insanlar 
çağa binmekten korktukları  için 
bir türlü istenen yolcu sayısına ulaşılamıyormuş.
Bir şirketin promosyon sorumlusu 
uçaklarında seyahat eden iş adamlarına birer mektup göndererek 
eğer o hafta rezervasyon yaptırırlarsa 
bundan sonraki ilk beş seyahatlerinde 
eşlerinden para alınmayacağını bildirmiş.
Bunun üzerine epeyce başvuru olmuş doğal olarak. 
Ve iş adamları eşleri ile katılmışlar.
Şirket kampanya sona erdikten sonra bu kez 
iş adamlarının eşlerine 
birer   mektup göndererek 
seyahatlerinden memnun kalıp kalmadıklarını sormuş. 
Ancak  mektup gönderilen kadınlarin  %90 nından şu yanıt gelmiş :

 NE SEYAHATİ., NE ZAMANDI ??

alıntıdır

Pazar, Şubat 01, 2015

Çocukluk


Çocukluk, 
gecenin bir yarısı tuvaletten odana koşarken 
kimsenin seni yemediğine sevinmektir.
alıntıdır

Pazar, Ocak 11, 2015

Mevlana


Kardeşim
Sen düşünceden ibaretsin,
Geriye kalan et ve kemiksin,
Gül düşünür gülüstan olursun,
Diken düşünür dikenlik olursun.
 

Cuma, Ocak 02, 2015

BİR KADIN BİLGİNDİR ASLINDA



Bir kadın bilgindir aslında.
Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. ...
Yaratıcılığının sınırı yoktur.
Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.
Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.
Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir.
Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.

CAN DÜNDAR

Çarşamba, Aralık 31, 2014

MİSKET TEORİSİ





 Genç adam yoğun iş temposundan iyice bunalmıştı.
Vakit akşama yaklaşıyordu,
ama mesai kavramına çok yabancı olduğu için
evine ne zaman gideceği belli değildi.
 Başını iki elinin arasına aldı, gözlerini sıkıca kapadı.
Çok para kazanıyordu.
Yöneticiydi,
 birçok insanin imrenerek baktığı bir konumdaydı.
 Ama yaşadığı hayatı hayat olarak görmüyordu.
 
 "Bu ne biçim hayat böyle!" diye söylendi kendi kendine.
 
 Hafta sonlarında dahi evine gidemiyordu.
 Toplantılar, iş seyahatleri,
 yazışmalar ve koşuşturmacayla geçen bir hayat.
Pek çok yakın dostunun adını dahi unutmuştu.
 
 Bu karamsarlık içinde kıvranırken, birden
 çekmecesindeki küçük radyosu aklına geldi.
Radyoyu açtı.
Yayınlanan müzik parçası ile biraz rahatladığını hissetti.
Müziğin ardından yaşlı bir adamın konuşmasıyla
 gayri ihtiyari radyoyu kapatmak istedi.
 Ama birden durdu.
İlginç bir teoriden bahsedeceğini söylüyordu yaşlı adam.
"BİN MİSKET TEORİSİ"ni anlatacaktı. Merakla dinlemeye başladı.
 
 "Bir gün oturdum ve biraz aritmetik yaptım.
 Ortalama bir kişinin yetmiş beş yaşına kadar yaşadığını varsaydım.
 Biliyorum,bazıları daha çok, bazıları da daha az yaşar.
Ama biz yetmiş beş sene yaşadığını düşünelim.
 Bir yılda 52 hafta olduğu için,
 75'i 52 ile çarptım ve ortalama ömre sahip bir insanin
tüm hayatında yaşayacağı cumartesi sabahı sayısı olarak
3900 rakamına ulaştım.
 Şimdi beni iyi dinleyin. En önemli kısmına geliyorum.
 Bütün bunları ayrıntılı olarak düşünmeye
elli beş yaşında başlamıştım.
 Yaptığım hesaba göre bu yaşa kadar
2180'in üzerinde cumartesi yaşamıştım.
 Ve eğer yetmiş beş yaşına kadar yaşarsam,
 yaşayacağım cumartesi sayısı  sadece bin adet olacaktı..
 Bir oyuncak dükkânına gittim ve elindeki tüm misketleri aldım.
1000 adet misketi bir araya getirmek için
 üç tane daha oyuncakçı dükkânını ziyaret ettim.
Bunları eve getirdim ve
 atölyemdeki radyomun yanında duran
büyük, şeffaf bir kavanozun içine
 hepsini doldurdum.
O günden sonra, her cumartesi kavanozdan bir tane aldım.
 Misketlerin azaldığını gördükçe,
 hayatımdaki önemli şeyleri
daha fazla
 DÜŞÜNMEye başlamıştım.
 Anladım ki,
dünyadaki zamanımın akıp gittiğini seyretmek kadar
 önceliklerimi düzene koymama hiçbir şey yardım edemez."
 
 Yaşlı adamın anlattıkları öylesine etkiliydi ki,
genç işadamı âdetâ dünyadan kopmuş,
radyoya kilitlenmişti.
Yaşlı adam şu cümlelerle konuşmasını tamamladı:
 
 "Programı kapatmadan önce şimdi size son bir şey daha anlatacağım.
 Bu sabah kavanozun içindeki son misketi de aldım.
 Eğer önümüzdeki cumartesiye kadar yaşarsam,
bana biraz daha zaman verilmiş olacak.
 Unutmayın,
 hepinizin kullanabileceği en önemli şey,
 biraz daha fazla zamandır."
 
 Yazı böyle devam edip gidiyordu..
 farkında mısınız bilmiyorum ama
bizi meşgul eden o kadar oyun var ki..
 önemli ya da önemsiz..
 ama biz bunların arasında kaybolup gittiğimizi farkedemiyoruz bile ..
 işin garibi farkettiğimiz an da
"şu işimi de bitireyim ondan sonra..."
 diye erteliyoruz..
 değil mi??
 hadi arkanıza yaslanın..
derin bir nefes alın..
hayatınızda önemli olan dostlarınızdan birisinin telefonunu çaldırın..
cıvıl cıvıl sesinizle "merhaba.." deyin..
gülümseyin….
Mutluluklarınızın
kalıcı ve bulaşıcı olması dileklerimle..
ALINTIDIR

Cumartesi, Kasım 22, 2014

MELATONİN HORMONU'nun önemini bilmelisiniz!!!



Melatonin denilen hormon 
beyinde ve sadece 
23:00 ile 05:00 saatleri
arasında salgılanan bir hormondur.
Hormonun temel görevi 

vücudun biyolojik saatini koruyup 
ritmini ayarlamak.
Jetlag denilen hadisenin sebebi de bu hormon.
Hormon diğer aktioksidan tesirlerini de güçlendiriyor, kanserli hücrelere karsı koruma sağlıyor, 

üreme sistemiyle bağlantısından tutun da 
yorgunluk, isteksizlik 
gibi durumların nedenlerini de oluşturabiliyor.
Şu anda bu hormon 

yaşlanmayı geciktirici etkisinden dolayı da
üzerinde önemle durulan bir hormon. 

İşin can alıcı noktalarından birisi
hormonun çocuklar üzerindeki tesiridir.
Avrupa'da 

lösemili ve kanserli çocuk sayılarının 
artmasından ötürü yapılan araştırmalar sonucunda ailelerden istenen bir husus da 
çocukların
kesinlikle karanlık ortamlarda yatırılmaları.
Çünkü melatoninin güçlü salgılanmasının 

kansere karşı koruyucu etkisi olduğu biliniyor.
Ancak, bu hormon ışığa duyarlı.
Deneylerde 

uyuyan kişinin hormon salgısı izlenirken 
ışığın açıldığında hormonun azaldığı, 
karanlıkta yoğun olarak salgılandığı,
tespit edilmiş bilimsel bir gerçek.


'Lütfen karanlıkta yatın ve
Çocuklarınız uyurken ışığı kapatın...'


Unutmayın körlerde kanser olma oranı yok denecek kadardır.
 alıntıdır


Pazar, Kasım 16, 2014

...........


Bazı insanlar, 
onları dinlemediğim için bana kızıyorlarmış galiba..
Ya da öyle bir şeydi, tam dinlemedim :)))))
(alıntıdır)

Pazartesi, Eylül 29, 2014

BİR KADIN BİLGİNDİR ASLINDA



Bir kadın bilgindir aslında.
Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. ...
Yaratıcılığının sınırı yoktur.
Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.
Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.
Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir.
Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.

CAN DÜNDAR