Pazar, Ekim 07, 2007

İKİ ARKADAŞ


İki arkadaş piyasayı araştırmışlar,
o yıl haki rengin moda olacağını öğrenmişlerdi.
Mal varlıklarını paraya çevirerek tüm haki renkli kumaşları satın aldılar.
Depolarını haki renk kumaşla doldurdular;
ancak hiç kimsenin bu kumaşlara istekli davranmadığını görünce
iflasın eşiğine geldiklerini anladılar.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştı ki kapı çalındı
ve içeriye bir albay girdi
ve "Sizde haki renkte kumaş var mı?"dedi.
Kulaklarına inanamayan iki arkadaş heyecanla atıldılar:
"Evet,var efendim."dediler.
"Hemen gösterelim."
Albay kumaşları dikkatle inceledi ve çok beğendiğini belirtti.
"Bu yıl erlere 200 bin,subaylara 50 bin adet giysi yaptıracağız."
dedi.Ancak yalnızca kendisinin beğenmesinin yeterli olmadığını,
generalinin de olurunu alması gerektiğini söyleyerek
bir parça örnek vermelerini istedi.
Ayrılmadan da,
kararın en geç yarın sabaha değin verileceğini bildirdi:
"Karar olumsuz çıkarsa,
bu durumu yarın öğlen 12:00'ye değin size bir telgrafla bildiririz."
dedi.
"Eğer öğlen 12:00'ye değin bizden bu konuda bir telgraf gelmezse,
bilin ki karar olumludur ve kumaşları keser,üretime başlarsınız."
Tüm geceyi biraz umut,biraz tasa içinde geçirdiler.
Ertesi gün saat 11:00,11:30,11:45 oldu;
gözleri korku ile postacıyı bekledi.
"Aman postacı gelmesin."diye içlerinden dualar ettiler.
Fakat saat tam 12:00'ye gelirken ,
postacı sokağın köşesinde göründü.
İki arkadaş"Belki bize gelmiyordur."diyerek
kendilerini teselli ederlerken postacı geldi,
kapılarının zilini çaldı.
İki arkadaştan daha cesaretli olanı kapıyı açtı ve
umutsuz bir biçimde telgrafı aldı.
Ve telgrafı okur okumaz birden sevinçten zıplamaya başladı:
"Üzülme,üzülme,korktuğumuz haber değil."
diye bağırdı arkadaşına.
"Müjdeler olsun,albaydan değil,
annenden geliyor telgraf...
Baban ölmüş..."
kaynak:bütün dünya(100.sayı)

Hiç yorum yok: